Hey yavrum, hey!

H

Şarapla tatlandırıp,
öyle içmeli seni.
Yoksa bi’çare olur insan;
delirir, çıldırır siyah beyaz fotoğrafındaki
o esmer bakışlarına.
Gülme be Rıfkı aşık adamın haline,
doldur hele bardakları.

* Hey yavrum, hey!
Hey Galata’nın mağrur delikanlısı,
hey fakir fukaranın dostu Serseri Rıfkı!
Sen de mi be,
sende mi göçüp gidecektin şu garip soframızdan?
Hey yavrum, hey!
Biri ebediyete, diğeri!…
Al yak şu fotoğrafı.
Al yak şu bakışları.
Ama dur…
Son bir kez daha…
Doldur be bardakları Rıfkı!..
Dokunmayın, bırakın.
Ne olmuş ayakta duramıyorsam?
Üzülmeyeyim mi yani?
Biri dosttu be, gitti…
Ya o?
Bir sevdaydı, o da gitti!
Soğuk mu oldu ne?
Can mı kaldı ki soframızda?
Alın şu battaniyeyi,
yalnızlık gibi örtün üstüme.
Hey yavrum, hey!

* Rahmetli Sadri Alışığa özlemle.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile belirtilmiştir. Yorumu gönderebilmek için uygun rakamı giriniz.